Antioksidanlar, yüksek seviyelerde bulunduklarında vücuda zarar verebilecek serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye yardımcı oluyorlar. Serbest radikaller, kötü beslenmenin yanı sıra hava kirliliği ve sigara dumanı gibi çevresel faktörlerden gelen toksinlerden kaynaklanabiliyor. Antioksidanların kanser, tip2 diyabet, astım, bazı enfeksiyonlar, kalp sorunları ve erken cilt yaşlanmasına karşı etkili olduğu biliniyor. Alıçın yaprakları, çiçekleri ve meyvelerinin şifalı etkisi; güçlü antioksidan maddeler olan proantosiyanidin ve flavonoidden ileri geliyor. Proantosiyanidinler ayrıca cilde, eklemlere, arterlere, kılcal damarlara ve diğer dokulara esneklik kazandırılmasına yardımcı oluyor.
Alıçın antienflamatuar etkisi
Vücutta meydana gelen kronik iltihaplanma; tip 2 diyabet, astım ve bazı kanserler dahil birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Alıçın antienflamatuar etkisi üzerine bilimsel çalışmalar var. Fareler üzerinde yapılan araştırmalar, alıçın iltihap giderici etkisinin olduğunu gösteriyor. Karaciğer hastalığı olan fareler üzerinde yapılan bir çalışma, alıç meyvesi özütünün iltihaplı bileşiklerin düzeylerini önemli ölçüde azalttığını bildiriyor. Astımlı fareler üzerinde yapılan başka bir araştırma ise alıç meyvesi özütünün inflamasyonu azalttığını, bu sayede astım semptomlarının da önemli ölçüde düzeldiğini gösteriyor.
Alıçın kan basıncı üzerindeki etkisi
Alıç, geleneksel Çin tıbbında yüksek tansiyonu tedavi etmeye yardımcı olmak için en çok önerilen gıdalardan biri… Hayvanlar üzerinde yapılan çeşitli çalışmalar, alıçın daralmış kan damarlarını genişleterek kan basıncını düşürebildiğini gösteriyor. Yüksek tansiyonu olan kişiler üzerinde yapılan araştırmalar, alıç özütü verilen hastaların kan basınçlarında önemli bir düşüş gözlemlendiğini bildiriyor.
Alıç meyvesinin kan yağları üzerindeki etkisi
Kanda bulunan kolesterol ve trigliseridler, normal seviyelerde vücudun hormon üretiminde ve besin taşınmasında rol oynuyorlar. Kanda yüksek trigliserid ve düşük HDL olması durumunda denge bozuluyor, bu durumda kan damarlarında plak oluşumu söz konusu olabiliyor ki bu da damar tıkanıklığı, kalp krizi ve felçe yol açabiliyor. Alıçın kan yağları üzerindeki etkisi üzerine pek çok çalışma mevcut. Yapılan bir araştırma, alıç özütü alan farelerin almayanlara oranla daha düşük total ve LDL (kötü) kolesterol ile %28-47 aralığında daha düşük trigliserit düzeylerine sahip olduğunu gösterdi. Benzer şekilde, yüksek kolesterollü fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, alıç özütü alan farelerin, kolesterol düşürücü ilaç alanlarla toplam kolesterol ve trigliserid değerlerinin hemen hemen eşit derecede düştüğü, bunun yanında alıç özütünün ayrıca LDL (kötü) kolesterolü de düşürdüğü görüldü.
Alıçın sindirim üzerine etkisi
Alıç, sindirim sorunlarını, özellikle hazımsızlık ve mide ağrısını tedavi etmek için yüzyıllardır kullanılıyor. Lif oranı yüksek olduğundan kabızlık probleminin çözülmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda sindirim sistemindeki yiyeceklerin geçiş süresini önemli ölçüde azaltıyor, bu da hazımsızlık sorununun önüne geçebileceği anlamına geliyor. Alıçın, mide üzerinde bir anti-ülser ilacı ile aynı koruyucu etkiyi gösterdiğini bildiren bilimsel çalışma da mevcut.
Alıç sirkesi ve faydaları
Sirke binlerce yıldır birçok kültürde hem gıda hem de ilaç olarak kullanılıyor. Hem hayvan hem de insan çalışmaları, sirkenin çok yönlü sağlık faydaları üzerinde duruyor…
Bu araştırmalardan biri de ülkemizde, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde yapılmış. Çalışma, alıç sirkesinin içeriği ve sağlık faydaları üzerine oldukça değerli bilgiler içeriyor. Üniversitenin bulunduğu Bolu ilinde üretimi yapılan sirke, yörede düzenli olarak kullanılıyor, ılık suyla karıştırılarak sıcak içecek olarak da tüketiliyor.
Araştırmacılar, alıç sirkesinin içindeki maddeleri incelemişler. Alıç sirkesinin çok yüksek miktarda fenolik madde konsantrasyonuna, antosiyanin içeriğine ve toplam antioksidan kapasitesine sahip olduğunu ve antibakteriyel, antiviral, antialerjik, iltihap önleyici, pıhtılaşmayı engelleyici ve kan damarlarını genişletici etkileri olduğunu ortaya koymuşlar. Aynı zamanda alıç sirkesinin K, Ca, Mg, Fe, Na ve Zn miktarları bakımından oldukça zengin olduğunu da ilave ediyorlar.
Alıç sirkesinin metabolik etkilerini araştırmak amacıyla şeker hastası, yüksek tansiyonlu, fazla kilolu ve bunlara bağlı olarak yüksek kardiyovasküler risk grubu olan 37 hasta seçilmiş. Diyet alışkanlıklarını ve egzersiz programlarını değiştirmeden, günlük beslenmelerine dört hafta boyunca yemeklerden sonra sirke eklenmiş. Alıç sirkesi tüketiminden sonra kilo kaybı görüldüğü, vücut kitle indekslerinin olumlu yönde değiştiği, tansiyonlarının ve kan şekeri değerlerinin düştüğü, kan yağları değerlerinde önemli değişiklikler olduğu (daha düşük kolesterol, LDL ve trigliserid seviyeleri, daha yüksek HDL değerleri) belirtiliyor.